DOLUNAY VE DİĞER ŞEYLER

25/26 Eylül
Ay, Balık burcunda, Jüpiter tarafından yönetilen Pūrva Bhādrapadā nakṣatrasından geçerek, Satürn tarafından yönetilen Uttara Bhādrapadā nakṣatrasında dolunay fazını tamamlayacak. Satürn de Balık burcunda bu dolunaya eşlik edecek.
Bhādrapadā nakṣatraları birbirlerinin uzantısıdır ve bambaşka niteliklere sahip olsalar da tek bir prensibi sembolize ederler. İkisi birlikte Güneş ve Ay gibidir. Karanlık ve aydınlık, ateş ve su, sıcak ve soğuk, maskülen ve feminen gibi zıt güçleri yönetirler. Bilgelikle birlikte çalıştıklarında, tüm zorlukların mükâfatını verirler.
Uttara “yüksek”, “sonraki” veya “kuzeyde olan” gibi anlamlara gelir. Bhadra ise güzel, uğurlu, kutsal, bağışlayıcı ve mutlu gibi birçok anlama sahiptir. Bu yıldızın etkisi altında gelen tüm bu güzellikler, geçmişte yapılan iyiliklerin sonucunda ortaya çıkan güzelliklerdir.
Özellikle bu zamana kadar harekete geçemediğiniz bir konuda, şansın yüzünüze gülmesiyle bir olay gerçekleşebilir ve hayatınızın gidişatını tamamen değiştirebilirsiniz. Belki de biraz maceracı olmaya izin vermek gerekiyordur.
Ay, Yengeç burcunu yönetir ve şu anda Yengeç burcu Jüpiter’in etkisi altında. Yakın zamanda Mars da Yengeç burcuna geçti ve bu ikili enteresan bir kombinasyon oluşturuyor. Jüpiter Yengeç’te kendini çok güçlü ifade ederken, Mars onun aksine Yengeç burcunda aksiyon almakta zorlanır.
Ancak Jüpiter’in olağanüstü desteği, tüm zorluklara rağmen iç dünyamız, ailemiz, evimiz, yaşadığımız ülke ve hayattan almak istediğimiz keyif konusunda bizi bilgeleştirebilir. Krizleri takip eden güzel gelişmelere açık bir zamandayız. Dolayısıyla bu konularda yaşanan sorunlar, yapacağımız değişikliklerle iyileşme potansiyeline sahip.
Her zaman söylediğim gibi, bunlar sizin bireysel haritanızdaki desenle uyumluysa böyle yaşanacaktır. Yoksa her göksel hareket herkesi aynı şekilde etkilemez.
Ancak genel olarak çoğumuz için dolunay vakitlerinde uykunun ritminin, rüyaların içeriklerinin ve iç dünyanın dengesinin bozulması; her şeyin daha yoğun hissedilmesi ve yaşanması bir tesadüf değildir. Ay’ın hareketleri nasıl ki sulardaki gelgit hareketlerini kontrol ediyor, aynı şekilde bedenimizdeki suyun ve kanın ritmi de Ay’a bağlıdır. Dolunay vakitlerinde baş bölgesine doğru çekilen enerji, yukarıda saydığım bozukluklara sebep olabilir.
Bu dolunaya Satürn’ün eşlik ediyor olması, bunların etkisinin daha da artması anlamına gelir. Uykunuzu kaçıran korkular, kaygılar, nefesin veya yüreğin sıkışması, bilinçaltının taşması sonucu uykuyu bozan rüyalar, içe kapanma, duyguları bastırma veya sel olup taşma, otorite figürleri, yöneticiler ve devletlerle ilgili sorunlar, aile içinde anne-baba meseleleri… gibi şeylerin içinde çalkalanıyorsanız yalnız değilsiniz.
Öncelikle sakin kalın; yoğun duygularla tepki vermeyin ve karar almayın.
Ay, Uttara Bhādrapadā nakṣatrasında oldukça parlaktır; ancak zehirli yanımızı da parlatabilir. Ruhani yanımızla bağ kurmamızı sağlar, ancak gelişimimizi engelleyen düşünce paternlerini de güçlendirebilir. Yaratıcı ve idealist yanımızı ortaya çıkarabilecek bu kombinasyon, ilerlememizi engelleyen kalıplara takılmamıza da sebep olabilir.
Ruhun artık sıradan olanın ötesini görmek istemesini sağlar. Ancak çocukluktan gelen öfkenin, gençlik yıllarında yaşanan acıların da ortaya dökülmesine sebep olabilir. Özellikle bu yıldızın etkisi altında doğanlar, çocukken bile yetişkin sorumlulukları altında ezilmiş olabilirler. Bu nedenle bu dolunay vakti, zihninizin ve bedeninizin bunları kustuğunu hissedebilirsiniz.

Bu dolunayın hemen sonrasında başlayan, ölmüş ataların anıldığı, onlar adına hayır işlerinin yapıldığı ve duaların okunduğu 14 günlük döngünün (Pitṛ Pakṣa) başlıyor olması da bu yüklerden arınmak için güzel bir zaman içinde olduğumuzu işaret ediyor.
Bazı geleneklerde bu döngüde yeni işlere başlanmaz, yeni bir şeyler satın alınmaz, beslenme sadeleşir, hayır işleri yapılır. Dolayısıyla sonbahar mevsimine girdiğimiz bu dönemde, yazın fazlalıklarından arınmak için de güzel bir zaman. Bu dönemde özellikle alkol ve diğer zihin durumunu değiştiren maddelerden uzak durmanızı tavsiye ederim. İçine doğduğumuz ailenin kümülatif karmasının etkilerine daha açık olduğumuz için, auramızda delikler açan bu maddelerin yanlış kararlar almamıza ve ağır bedeller ödememize sebep olabileceğine inanılır.
Pitṛ Pakṣa yalnızca ölmüş ataları anmakla ilgili bir dönem değildir. Aynı zamanda bizi bizden önce yaşamış olanlarla olan bağımızı hatırlamaya, bize aktarılanları görmeye ve artık taşımamız gerekmeyen yükleri bırakmaya davet eder. Atalarımızdan yalnızca genetik özellikleri değil, davranış biçimlerini, korkuları, inançları, ilişki kurma biçimlerini ve bazı yaşam kalıplarını da miras alırız. Bu dönem, bunları suçlamak ya da reddetmek için değil; bize ulaşan mirasa bakmak, iyi olanı onurlandırmak ve artık bize hizmet etmeyen şeyleri bırakmak için değerlendirilebilir.
Bu yıldızın suyla bağlantısı ve gökyüzündeki diğer güzel kombinasyonların da etkisiyle, kendinizi ve evinizi arındırmak, bakım isteyen konularla ilgilenmek iyi sonuçlar verecektir. Kendinize ve evinize yatırım yapın.
İçinizi ve bedeninizi kurutan şeylerden uzak durun; yeterince su tükettiğinizden emin olun. Bu dönemde, özellikle mümkünse su kenarında yürüyüş yapın ve daha çok yalnız kalmaya vakit ayırın.
Yatmadan önce ritüelleriniz olsun. Yoga Nidra, tuzlu ve ılık suyla ayak banyosu yapmak, size iyi gelen bir yağ ile ayaklarınızı yağlayıp yatmak iyi gelebilir.
Hepimize şifa olsun!
Sevgimle,
Berrin



Yorumlar