DOLUNAY 30 NİSAN / 1 MAYIS
- 1 May
- 2 dakikada okunur
Terazi & Svātī

Bu dolunay yazısına, meşhur bir destandan alınmış bir öykü ile başlamak istiyorum.
Bir zamanlar, Himalayaa dağlarında yaşayan, ipeksi pamuk lifleriyle dolu tohumlar veren görkemli bir ağaç varmış. Öylesine büyükmüş ki dalları en şiddetli fırtınalarda bile sallanmaz, tek bir yaprağı ya da çiçeği rüzgâra kapılıp kopmazmış.
Bir gün bir bilge, fırtınadan korunmak için bu ağacın altına sığınmış ve onun gücüne, kudretine övgüler yağdırmış. Ağaç bu sözlerle öyle gururlanmış ki kendi gücüne hayran kalmış ve rüzgârdan bile güçlü olduğunu ilan etmiş.
Bunu duyan rüzgâr gelip şöyle demiş: “Seni aptal ağaç! Madem gücüne bu kadar güveniyorsun, gel şimdi benimle yüzleş.”
Ve tek bir nefesiyle ağacın tüm meyvelerini, çiçeklerini ve yapraklarını savurup götürmüş. Çıplak kalan ağaç, utancından sessizliğe gömülmüş.
Rüzgâr ardından şöyle demiş: “Bir zamanlar tanrı senin gölgende dinlenirdi. Ona duyduğum saygıdan seni kutsal bildim ve esintilerimi senden uzak tuttum. Yani gücün senden değil, benim lütfumdan geliyordu.”
Böylece rüzgâr, egosunu sertçe törpülediği ağacı kendi hâline bırakıp uzaklaşmış.

Bu dolunay vakti, Ay Terazi burcunda ve Svātī takımyıldızında. Svātī kelimesinin kökü Sva, kendine ait olanı, şeylerin hakiki doğasını anlatan bir kelime. Kişinin iç potansiyelinin eyleme dönüşmesini hikâye eder. Özün harekete geçmesi!
Taze bir filizle sembolize edilir. Bu taze filiz, rüzgârda oraya buraya savrulur; kendini var edecek yere tutunacak olgunluğa gelene kadar. Bu yüzden bu yıldız bireyselliği, yeni bir birey olmayı anlatır.
Vedik astrolojide kullanılan bu yıldızların her biri, bir ilahi varlık ile yönetilir. Bu yıldız gücünü Vāyu’dan alır. Vaayu, görünmeyen ama her şeye can veren yaşam gücüdür. Sınır tanımaz, şekle bağlı kalmaz, temas ettiği her şeyi dönüştürür. Vaayu, tanrının soluğudur. Bu soluk, en temel haliyle soluduğumuz oksijendir. Bu sebeple, nefesle bağlantılıdır. Varlığımız, Vaayu olmadan devam edemez.
Nefes ve ego arasında çok yakın bir ilişki vardır. Bu yüzden yoga gibi çalışmalarda nefes çok önemlidir. Dolunay’ın bu yıldızda tamamlanacak ve bu birkaç gün nefesle bağımızı hissetmek, bireyselliğimize nefes olan yanlarımızı, planlarımızı, hedeflerimizi gözden geçirmek için güzel zamanlar.
Svātī’nin diğer bir anlamı kılıçtır. Egonun kılıcı. Kontrolden çıkmış bir ego kılıcı her şeyi, herkesi incitir. Bu yüzden, duyguların yoğun yaşandığı dolunay vakitlerinde, bu yıldızın etkisinde, egonun hırçınlaşması, kıskançlık, öfke artabilir.
Kendi bireyselliğimize odaklanırken, özellikle başarılarımızı, yeteneklerimizi kullanırken, bunların her birinin bir lütuf olduğunu, bunlarda bize destek olan, bizden daha büyük bir gücün, şansın, yeteneklerini bize aktaran atalarımızın varlığını da hatırlayıp kutsamalıyız.
Jüpiter, Mars, Merkür, Rahu ve Venüs de bu dolunayda söz sahibi. Özellikle Venüs’ün şu an kendi yıldızı Boğa’da parlıyor olması, yaratıcılık (müzik, dans, yazı, matematik, kutsal metinleri okuma, dinleme, anlama...), dünyevi konularda pratiklik, ortaklıklar, ilişkilerde uyum gibi konularda güzel bir etkiye sahip. Mars’ın aceleciliği ve hala Satürn’le birlikte oluşu, her şeye hemen atlamamız gerektiğini hatırlatıyor. Aynı şekilde Rahu da fazla hırs yaratabilir. Jüpiter ve Merkür, iletişim, yazma, kendini ifade etme konularında destek veriyor. Bol bol yazın, günlük, niyet, mektup ne geliyorsa içinizden.
Kendinizi yorgun, sürükleniyor, nereye gittiğinizi bilmiyor hissediyorsanız yalnız değilsiniz. Panik yapmayın. Geçecek. Gerçekten ne istediğinize, yeteneklerinize, hak ettiğiniz değere odaklanın. Gerçekçi olun ve zamanınızı, paranızı, enerjinizi bunlar için kullanın.
Hepimize uğur getiren bir dolunay olsun!
Sevgimle,
Berrin




Yorumlar